Güldence Sağlık

Brokoli’nin Faydaları Nelerdir?

Brokoli küçük bir ağacı andıran görüntüsüyle, kiminin en sevdiği sebzeler kiminin ise, görmeye dahi tahammül edemediği bir sebzedir.

Lahanagiller familyasına aittir.

Tüketim alanının çok fazla olmasının yanı sıra, insan bedenine verdiği mucizevi etkilerde saymakla bitmez. İster salatalara katarak çiğ olarak tüketebilirsiniz, isterseniz haşlayıp tüketebilirsiniz.

Tamamen sizin damak zevkinize kalmış

Brokoli vitamin ve mineral deposudur.

İçerisinde barındırdığı vitamin ve mineraller şunlardır.

  • C vitamini
  • E vitamini
  • K vitamini
  • B2 vitamini
  • Demir
  • Çinko
  • Selenyum
  • A vitamini
  • Kalsiyum
  • Folik asit
  • Magnezyum
  • Potasyum
  • B6 vitamini

Brokoli lif bakımından da, oldukça zengindir ve güçlü bir antioksidan kaynağıdır.

Brokolinin yaşamımıza kattığı mucizevi etkileri gelin, daha detaylı incelemeye başlayalım.

Brokolinin sağlığa faydaları nelerdir?

  • Cilt yaşlanmasını geciktirir.

Brokolinin içinde bulunan antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak, cildin yaşlanmasını geciktirir. Brokolinin içinde bulunan, birçok vitamin ve mineral ise cilt lekelerini giderir ve cildin doğal nem dengesini korur.

  • Metabolizmayı çalıştırır.

Brokoli diyet programlarının vazgeçilmez besin öğelerinden biridir. Lif bakımından oldukça zengin olan brokoli, metabolizmanızı çalıştırarak kolay kilo vermenizi sağlar ve tokluk süresini artırır.

Ancak brokoliyi haşlanmış ya da çiğ tüketin, kızartma şeklinde tüketerek gereksiz kalori almayın.

  • Kemiklerin güçlenmesini sağlar.

Brokoli kalsiyum ve K vitamini açısından oldukça zengindir. Kemiklerin güçlenmesinde, bu vitaminlerin katkısı oldukça fazladır. Düzenli brokoli tüketerek, kemiklerinizin güçlenmesine katkı sağlayabilirsiniz.

  • Hafızayı kuvvetlendirir

Brokoli K vitamini bakımından oldukça zengindir. K vitamini beyin gelişiminde oldukça etkili bir vitamindir. Düzenli olarak brokoli tükettiğiniz de, hafızanızın güçlenmesine büyük katkı sağlamış olursunuz.

  • Kan basıncını düzenlemede etkilidir

Brokolinin içinde bulunan vitamin ve mineraller kan basıncının, dengelenmesinde büyük katkı sağlamaktadır. Ancak brokoliyi bir kere tüketip, bırakmak olmaz haftada en az 3 gün yağsız olarak alternatif şekillerde tüketmeniz gerekmektedir.

  • Saçları güçlendirir

Brokoli içerisinde barındırdığı vitamin ve mineraller (A vitamini, C vitamini, B6 vitamini) sayesinde saçların daha sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlar.

Düzenli olarak brokoli tükettiğinizde, saçlarınızın incelip dökülmesini engeller, brokoli tüketmek saçlarınızın hem kuvvetlenmesini, hem de görünüm olarak parlaklık kazanmasını sağlar.

  • Göz sağlığında etkilidir

 

Brokoli birçok vitamin ve mineraller bakımından zengin olduğu gibi, A vitamini bakımından da oldukça zengindir.

A vitamini gözlerin daha net görmesini ve birçok göz rahatsızlıklarına yakalanmayı engeller.

Sağlıklı gözler için bol bol brokoli tüketin.

  • Kanserle savaşır

Brokoli vücuttaki serbest radikallerle, savaşarak kanseri önlemektedir.

Yapılan araştırmalarda düzenli brokoli tüketen kişilerin, tüketmeyenlere oranla kansere yakalanma riskinin daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.

Meme, prostat, rahim kanserlerinin oluşmasını engellemektedir. Oluşan kanser hücrelerinin gerilemesini sağlamaktadır.

Haftada en az 3 kere, öğünlerde brokoli tüketilmelidir.

Brokolinin zararları nelerdir?

Genellikle brokoli tüketildikten sonra kişilerde gaz şikayetleri görülmektedir.

Gastrit ya da reflü gibi rahatsızlıkları olan kişilerde ekşime ya da yanma gibi şikayetler görülebilir.

Brokoli ile yapılacak alternatif yemekler nelerdir?

  • Brokoli çorbası
  • Brokoli yemeği
  • Brokoli salatası
  • Brokoli Wrap
  • Brokoli karnabahar
  • Brokolili makarna
  • Yeşil detoks çorbası
  • Beşamel soslu brokoli
  • Kremalı brokoli çorbası

Siz de damak zevkinize göre alternatif yemekler üretebilirsiniz.

Kafein Tüketmenin Zararları Nelerdir?

Kafein denildiğinde, akıllara sadece kahve türleri gelmektedir.

Kahve türlerinin yanı sıra, birçok içecek ve yiyecekte de kafein bulunmaktadır.

Günlük hayatta hepimizin, severek tükettiği kafeinli içecek ya da yiyecekler insan bedenini çok fazla olumsuz etkilemektedir.

Bundan haberiniz var mıydı?

Gelin bu yazımızda, kafeinin insan bedenine olumsuz etkilerini daha detaylı inceleyelim.

Kafein içeren besinler nelerdir?

  • Kahve
  • Yeşil çay
  • Siyah çay
  • Çikolata
  • Kola
  • Alkolsüz içecekler
  • Jelibon
  • Lolipop
  • Puding
  • Kalorisiz içecekler
  • Meyveli sodalar
  • Enerji içecekleri
  • Tatlılar

Kafeinin zararları nelerdir?

  • Mide rahatsızlıkları

Kafeinli ürün tüketmek, mide de birçok rahatsızlığa neden olabilir. Bu rahatsızlıklardan en bilindik olanları reflü ve gastrittir.

Kafeinli ürün tüketildiğinde, mide de sindirime yardımcı olan mide asidi daha çok salgılanır. Bunların sonucunda mide de kasılma ve ekşime gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar.

  • Kaygıların artması

Çok fazla kafeinli ürün tüketmek, kaygılarınızın artmasına neden olur. Vücutta salgılanan kimyasalların, normal salgılanma oranını artırdığı için, birden kendinizi kaygılı ve huzursuz hissedebilirsiniz.

  • Sık sık idrara çıkma

Kafeinli ürünler tüketildiğinde sık sık idrara çıkılır. Kafein, böbreklerdeki kan akışını hızlandırdığı için, kafeinli ürün tüketen kişi sık sık idrara çıkar.

Kafeinli ürün tükettiğinizde, vücuttaki su kaybını önlemek için bol bol su tüketin.

  • Uyku bozukluğu

Gün içinde ya da geç saatlerde, kafeinli ürün tükettiğinizde uykunuz kaçar. Eğer uzun süre geç saatlerde yoğun kafeinli ürün tüketmeye devam ederseniz, daha sonrasında uyku bozuklukları görülmeye başlar.

Kafeinli ürünleri, geç saatlerde tüketmemeye özen gösterin.

  • Bağımlılık

Kafeinli ürün tüketen kişiler, başlarda keyifli bir şekilde tüketirler. Daha sonraları kafeinli ürün tüketmediklerinde vücutta huzursuzluk, sinirlilik, yorgunluk baş ağrıları gibi belirtiler görülmeye başlar. Bu belirtiler görüldüğünde, siz kafein bağımlı olmuşsunuz haberiniz yok. Kafeinli ürün tüketmediğinizde, bu belirtiler görülüyorsa kafeinli ürünün miktarını azaltın ya da bırakın.

  • Kafa karışıklığı

Kafeinli ürün tükettiğinizde, düşünme hızınız doğru orantılı olarak artar, ancak kafeinli ürün tüketimini artırdığınızda düşüncelerde karışıklık, takıntılı düşünceler, konuşma da hafif bozukluk gibi belirtiler oluşabilir.

  • Kas kasılması

Kafeinli ürünlerin, uzun süre ve yüksek miktarda kullanımı vücuttaki kasların kasılmasına ve ağrılı kramplara neden olabilir.

  • Kalpte ritim bozukluğu

Çok fazla kafeinli ürün tüketmek, kalbin normal ritmini değiştirebilir.

Her şeyin fazlasının zararlı olduğu gibi, kafeinli ürünleri de tüketirken miktarının ayarlanması gerekmektedir.

Uzun süre ve yoğun miktarlarda bu ürünleri tüketmek, hem ruhen hem de bedenen size zarar verebilir.

Bu etkilerden herhangi biri, sizde oluyorsa kafeinli ürün tüketmeyi bırakın.

E Vitamini Nedir? Faydaları Nelerdir?

E vitamini antioksidan ve antikoagülan açısından oldukça zengindir.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için E vitamini şarttır.

E vitamini cilt ve saç sağlığında da, mucizevi etkiler yaratmaktadır.

E vitamini açısından zengin besinler şunlardır.

  • Tohumlar
  • Badem
  • Ay çekirdeği
  • Kabak çekirdeği
  • Zeytinyağı
  • Hindistan cevizi yağı
  • Kepekli tahıllar
  • Ispanak
  • Maydanoz
  • Yumurta
  • Antep fıstığı
  • Balık
  • Bal kabağı
  • Brokoli
  • Zeytin
  • Karides
  • Susam
  • Ceviz
  • Tofu
  • Çam fıstığı
  • Domates
  • Avokado
  • Fındık
  • Yeşil yapraklı sebzelerde de, bol miktarda bulunmaktadır.

E vitaminin vücut sağlığına faydaları nelerdir?

  • Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar.

E vitamini açısından zengin besinler tüketmek, ya da E vitamini yağı kullanarak yapacağınız maske, saçlarınızın daha sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar.

Bunun yanında, yıpranmış saçların onarılmasında da etkilidir.

Evde yapacağınız bir maskeyle, saçlarınızın sağlıklı bir şekilde uzamasını, onarılmasını ve parlaklık kazanmasını sağlayabilirsiniz.

Malzemeler

1 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tane E vitamini ampulünü bir kapta karıştırın. (Saçınızın uzunluğuna göre, malzemeleri artırabilir ya da azaltabilirsiniz.)

Saçınıza güzelce uygulayın, 30 ya da 40 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayın.

Bu maskeyi haftada 1 uygulayın, saçlarınızın sağlıklı şekilde uzadığını ve sağlıklı bir görünüm kazandığını göreceksiniz.

  • Dudak çatlaklarının onarılmasını sağlar.

Dudak çatlamaları hemen hemen, herkesin başına gelmiştir.

E vitamini yağını dudağınıza sürdüğünüzde, dudağınızın yumuşadığını ve çatlak görünümünün ortadan kalktığını göreceksiniz.

  • Tırnakların kırılmasını engeller ve sağlıklı bir görünüm kazandırır.

E vitamini tırnak sağlığında da oldukça etkilidir.

E vitamini bakımından zengin besinler tüketerek, tırnaklarınızın daha sağlıklı bir görünüme kavuşmasını sağlayabilirsiniz.

Ya da evde tırnaklarınıza yapacağınız, uygulamalarla da sağlıklı tırnaklara sahip olabilirsiniz.

E vitamini yağını tırnaklarınıza direk sürüp bekletebilirsiniz.

Bir kaba su, Hindistan cevizi yağı, zeytinyağı, E vitamini yağını koyup karıştırın. Tırnaklarınızı bu karışımda bir süre bekletin.

Bu uygulamalardan sonra, tırnaklarınız sağlıklı bir görünüme kavuştuğunu göreceksiniz.

  • Kırışıklıkların oluşmasını engeller

E vitamini kırışıklıkların oluşmasını, büyük ölçüde engeller. Antioksidan açısından zengin olduğu için, serbest radikallerle savaşır ve kırışıklıkların oluşmasını engeller.

E vitamini açından zengin besinlerle beslenmenin, yanı sıra yatmadan önce uygulayacağınız maske de kırışıklıkların oluşmasını büyük ölçüde engeller.

Malzemeler

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı

1 tane E vitamini ampulü

Üçünü 1 kapta homojen şekilde karıştırıp yüzünüze iyice yedirerek uygulayın.

Sabahta yüzünüzü ılık suyla yıkayın.

  • Cildin kurumasını önler

E vitamini, cildin doğal nem dengesinin geri kazanılmasını sağlar.

E vitamini bakımından zengin besinlerle beslenerek, cildinizin kurumasını engelleyebilirsiniz.

Kullandığınız nemlendiricinizin içine, 1 ampul E vitamini koyup homojen bir kıvama gelecek şekilde karıştırın. Vücudunuzda istediğiniz bölgeye uygulayabilirsiniz. Kurumuş cildinizin doğal nem dengesine kavuştuğunu göreceksiniz.

  • Cildinizdeki tahriş olmuş bölgeyi onarır

Vücudunuzun herhangi bir yerinde, kızarıklık ya da şişme gibi semptomlar oluşmuş ise o bölgeye E vitamini yağını uygulayın. Kızarıklık geçene kadar bu işlemi uygulayın.

  • Çatlakların ve lekelerin giderilmesini sağlar.

Vücudunuzda lekeler ya da çatlaklar varsa evde uygulayacağınız karışımla, çatlakların ve lekelerin giderilmesini sağlayabilirsiniz.

Malzemeler

1 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı limon suyu

1 tane E vitamini ampulünü bir kaba koyup karıştırın.

Bu karışımı sorunlu bölgeye uygulayın, kısa bir sürede çatlakların ve lekelerin azaldığını göreceksiniz.

Evde yağacağınız bu uygulamalarla, bedeninizin daha sağlıklı bir görünüme kavuşmasını sağlayabilirsiniz.

E vitamini eksikliğinde ne gibi rahatsızlıklar görülmektedir?

  • Retina da hasar gerçekleşir.
  • Kişi denge problemleri yaşar.
  • Dikkat eksikliği görülmeye başlar.
  • Tırnaklarda lekeler ya da kırılmaların görülmesi
  • Kasların zayıflaması gibi belirtiler görülmeye başlar.

Emla Krem Nedir? Nasıl Kullanılır?

Epilasyon, ağda, dövme ya da enjeksiyon yaptırırken acı duyarız. Emla krem ise bu acıların hissedilmesini engellemektedir. Emla kremin içerisindeki etken maddeler, kremin uygulandığı bölgenin uyuşmasını sağlayarak, acı hissetmeyi engellemektedir.

Emla kremin içerisinde bulunan etken maddeler lidokain ve prokaindir.

Emla kremin uygulanma alanları nerelerdir?

  • Epilasyon yaptırırken acı hissedilir, özellikle genital bölgede hissedilen acı dayanılmayacak derecededir. Emla krem kullanarak, epilasyonda hissedilen acıyı ortadan kaldırabilirsiniz.
  • Sünnet sırasında ve daha sonrasında, emla krem kullanırsanız hissedilen acı en aza indirgenir.
  • İlk gece korkusu olan bayanlar, emla kremi kullanabilirler.
  • Erkekler ya da bayanlar, ağda yaptıracakları zaman emla krem kullanırlarsa, daha rahat ağda yaptırabilirler.
  • Dövme acılı bir işlemdir, dövmeye başlamadan önce ve dövme bittikten sonra, emla krem kullanılırsa süreci daha rahat geçirirler.
  • Erkekler penis bölgelerine emla krem kullanıldıklarında, emla krem geciktiricinin gösterdiği etkiyi göstermektedir ve geç boşalmaktadır.

Emla kremin yan etkileri nelerdir?

Emla kremin ciddi yan etkileri yoktur.

Kişilerde nadiren de olsa, kızarıklık gibi yan etkiler görülebilir.

Herhangi bir yan etkide, emla kullanmayı bırakıp doktorunuza danışın.

Emla kremin kullanım alanlarına göre cilde nasıl uygulanmalıdır?

  • Ağda yapılacaksa; ağda yapılacak bölgeye ince tabaka halinde, emla kremi sürün ve 45 dakika bekleyin. Uyuşma başladığında, acısız bir şekilde ağda yapabilirsiniz.
  • Geciktirici olarak kullanılacaksa; bazı erkeklerde erken boşalma sorunu vardır. İlişkiye girmeden 45 dakika önce, emla krem kullanılırsa erken boşalma sorunu yaşanmaz.

Emlanın geciktirici özelliği vardır.

  • Vajinaya sürülecekse; emla krem vajinaya sürülecekse, tam vajina içine değil biraz dışına sürülüp 45 dakika beklenmelidir.

Emla kremin faydaları nelerdir?

  • Acılı bir işlemden önce, emla krem sürülürse acı hissini ortadan kaldırır.
  • Erken boşalma yaşayan erkekler, cinsel ilişkiden önce emla krem sürdüklerinde, geciktirici görevi yapar.
  • Lazer operasyon ağrılı bir süreçtir, özellikle genital bölgeye yapılan işlem çok sancılıdır. Epilasyona girmeden 45 dakika öce, emla krem sürülüp öyle işlem yapılırsa acı hissedilmez.
  • Vücudun bazı bölgelerinde tahriş meydana geldiğinde, emla sürülürse o bölge uyuşacağı için acı hissedilme oranı azalır.
  • Kadınlarda ilk gece ya da cinsel ilişki sırasında ağrı hissedilir. Cinsel ilişkiye girmeden 45 dakika önce krem kullanılırsa, hissedilen ağrı ciddi derecede azalmış olur.
  • Bayanlar ve kadınlar ağda yaptırdıklarında çok fazla ağrı hissediyorlarsa, ağdaya başlanmadan önce emla sürülürse acı azalacaktır.

Fito Krem Nedir? Kullanımı Nasıldır?

Fito krem yaralanmalarda kullanılan etkili bir kremdir. İçerisindeki etken maddeler, yaranın hızlı bir şekilde onarılmasını sağlamaktadır.

Her evde mutlaka bulunması gereken, küçük yaralanmalarda imdadınıza koşacak çok etkili bir kremdir.

Reçete ile satılır, ancak eczacınızdan reçetesizde alabilirsiniz.

Fito krem nedir?

Fito kremin etken maddesi triticum vulgare sulu ekstresi ve etilen glikol monofenildir.

Tahrip olmuş dokuyu, hızlıca onarır ve antiseptik özelliği ile de mikropların oluşmasını önler.

Fito kremin kullanım alanları nelerdir?

  • Ciltte oluşan tahriş ve lekelerin giderilmesinde etkilidir.
  • Vücudunuzun herhangi bir yerinde meydana gelen yanıklara, fito kremi ince bir tabaka halinde uygulayabilirsiniz.
  • Cerrahlar operasyonlardan sonra, yaraların iyileşmesini hızlandırmak amacıyla genellikle fito kremi önerirler.
  • Kuru cilde sahip iseniz, fito krem kullanarak cildinizi nemlendirebilirsiniz.
  • Epilasyon, ağda ya da tıraş sonrası oluşan tahrişleri gidermek için fito kremi kullanabilirsiniz.
  • Meme ucu çatlaklarını, hızlı bir şekilde onarmaktadır.
  • Pişiklerin giderilmesinde gayet etkilidir.
  • Vücudunuzun herhangi bir yerinde iltihaplı sivilce oluştuğunda, fito kremi uygulayarak iltihabı kurutabilirsiniz.
  • Egzamanın iyileşmesinde etkilidir.

Fito krem nasıl kullanılmalıdır?

Tahribatlı dokuya, ince bir tabaka halinde sürülür. Doktorunuz reçete etti ise, kullanma talimatlarına uygun şekilde krem kullanılmalıdır.

Fito kremin yan etkileri nelerdir?

Fito kremi kullanmadan önce prospektüsündeki etken maddeler incelenerek, etken maddelere alerjiniz olup olmadığı incelenmelidir.

Herhangi bir şişlik ya da alerjik reaksiyon durumda, fito kremi kullanmayı bırakıp doktorunuza danışın.

Yan etkileri genellikle; kızarıklık, şişlik, karın ağrısı şeklinde olmaktadır.

Fito kremin faydaları nelerdir?

  • Vücutta oluşan ödemin, giderilmesinde etkilidir.
  • Cildinize uyguladığınızda, cildinizin daha yumuşak ve canlı olduğunu görebilirsiniz.
  • Doğumdan sonra bayanların, karın ve basen bölgerinde ciddi çatlaklar oluşur. Düzenli fito krem kullanımında, çatlakların gözle görülür derece de yok olduğunu göreceksiniz.
  • Vücudunuzun herhangi bir yerinde, meydana gelen morluklara uygulayabilirsiniz. Kısa sürede morlukların azaldığını göreceksiniz.
  • Sünnet olan çocuklarda, yaranın onarılması için fito krem kullanmak gayet faydalıdır.
  • Bazı yaralar uzun süre kapanmaz, fito krem kullanarak kapanmayan yaraların kısa sürede hızlıca iyileştiğini göreceksiniz.
  • Fito kremi güzellik maskesi olarak da kullanabilirsiniz. Her gün temiz yüzünüze, fito kremi ince tabaka halinde sürdüğünüzde, kırışıkların gittiğini daha canlı bir cilde sahip olduğunuzu göreceksiniz.

Herhangi bir alerji durumunda, fito kremi kullanmayı bırakın ve doktorunuza danışın.

Madecassol Merhemi (Kremi) Hakkında Bilinmeyenler?

Madecassol merhem, yanık tedavisinde ve cilt tahribatlarının onarılmasında etkili bir merhemdir.

İçerisinde bulunan etken maddelerin zararsız olmasından dolayı, kişiler tüm yanık ve cilt kusurlarının onarılmasında madecassol merhemi rahatlıkla kullanabilirler.

Kullanım alanlarını sıralayacak olursak; yanık, yara, cilt lekeleri, sivilce izleri, cilt çatlaklarında kullanılmaktadır.

Reçete ile eczanelerde satılmaktadır.

Eczacınızdan reçetesiz de talep edebilirsiniz.

Bu yazımızda, madecassol merhem ile ilgili detaylı bilgilendirme yapacağız.

Daha ayrıntılı incelemeye başlayalım.

Madecassol Merhem Nedir?

Madecassol merhem, Afrika da yetişen ilk çağlardan beri yara ve yanık tedavilerinde kullanılan Gotu Kola (Centella asiatica) bitkisinden oluşmaktadır.

Gotu Kola bitkisinin faydaları saymakla bitmez

Gotu Kola bitkinin kullanım alanları;

  • Yanık ve yara tedavisinde kullanılır.
  • İltihap giderici özelliği vardır.
  • Kırışıklık tedavisinde kullanılır.
  • Cilt tahribatlarında onarıcı görevi vardır.

Madecassol merhemin kullanım alanları nelerdir?

  • Yanık tedavilerinde kullanılır. ( 1. ya da 2. derece yanıklar )
  • Basit cerrahi müdahalelerden sonra, dokunun onarılması için kullanılır.
  • Vücutta oluşabilecek çatlak tedavilerinde kullanılır.
  • Kuruyan cildi nemlendirmek için, rahatlıkla kullanılabilir.
  • Sünnet yaralarında kullanılır.
  • Meme ucu çatlaklarında kullanılır.
  • Vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen, yaraların onarılmasında kullanılır.
  • Cilt lekelerinde kullanılır.

Madecassol merhemin cilt üzerindeki faydaları nelerdir?

  • Meme ucunda oluşan çatlakların onarılmasında etkilidir.
  • Kuru bir cildiniz varsa madecassol merhem kullanarak, cildinizi nemlendirebilirsiniz.
  • Düzenli kullanıldığında, kırışıklıkların oluşmasını engellemektedir.
  • Güneş yanıklarında ve cilt lekelerinde, etkili bir tedavisi vardır.
  • Batıkların oluşmasını önler.
  • Ayak topuklarına sürüldüğünde, çatlağı yok eder.
  • Uçuk tedavisinde etkilidir.
  • Tıraş sonrasında oluşan tahrişi ortadan kaldırır.

Madeassol merhemin kullanımı nasıldır?

Madecassol merhemi doktorunuz reçete etti ise, doktorunuzun önerisine uyunuz.

Kendiniz kullanmak istiyorsanız, günde 2 kez kullanmak yeterlidir.

Açık yara ya kullanmayınız, diğer uygulamalarda da ince bir tabaka halinde kullanmanız yeterlidir.

Yağlı bir yapısı olduğu için, çok sürerseniz deriye yedirmekte zorluk çekersiniz.

Madecassol merhemin zararları nelerdir?

Madecassol merhem çok fazla yan etkiye sebebiyet vermemesine rağmen, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Çok fala sürüldüğünde, bazı ciltlerde sivilceler oluşabilir.

Kullanmadan önce doktorunuza danışın.

Madecassol merhem güzellik maskesi olarak nasıl kullanılır?

Madecassol merhemin mucizeleri saymakla bitmez.

Güzellik maskesi olarak da kullanılabilir.

Cilt lekeleri, sivilce izleri, kuru bir cildiniz var ise haftada 1 yapacağınız, maskeyle pürüzsüz bir cilde kavuşabilirsiniz.

Nohut tanesi büyüklüğünde madecassol merhem, bepanthen plus krem, E vitamini ampulünü bir kaba koyup iyice karıştırın ve yüzünüze sürüp 1 saat bekletin.

Daha sonra ılık suyla yıkayın.

Cildinizin nasıl yumuşacık ve parlak bir görünüme sahip olduğunu göreceksiniz.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları Nelerdir?

Hastalıklara yakalanmadan, sağlıklı bir yaşam sürmek için bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekmektedir.Havalar soğuyunca grip,nezle,baş ağrısı, burun akıntısı gibi şikayetler artmaktadır.

Birde bağışıklık sisteminiz zayıf ise, hastalığa yakalanmamak kaçınılmazdır. Bağışıklık sistemi bizi bir kalkan gibi, tüm hastalıklara karşı korumaktadır. Gündelik yaşamınızda uygulayacağınız, birkaç metotla bağışıklık sisteminizi güçlendirip hastalıklara yakalanma oranınızı düşürebilirsiniz.

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını daha detaylı inceleyelim.

Lif bakımından zengin gıdalarla beslenin

Bağırsaklar ne kadar sağlıklı olursa,bağışıklık sisteminizde o kadar güçlü demektir. Sağlıklı bağırsaklar içinde, lif bakımından zengin besinler tüketmek çok önemlidir.

Özelikle kış aylarında tüketilen kuru baklagiller (nohut, fasulye, mercimek) bağırsaklarınızdaki yararlı bakterilere, zarar vermeyerek bağışıklık sisteminize büyük katkı sağlar. Yeşil yapraklı sebzelerinde tüketimine ağırlık vermek gerekmektedir. Maydanoz, marul, roka, tere gibi sağlıklı sebzelerin tüketilmesi de sindirim sistemi için çok önemlidir.

Bitki çayları tüketin

Bitki çaylarının mucizevi etkilerinden faydalanın, günlük tüketeceğiniz bitki çayları bağışıklık sisteminizin, güçlenmesini sağlamaktadır. Kışın sıklıkla yaşanan üst solunum yolu rahatsızlıklarına, yakalanma oranını düşürmektedir. Bitki çayları içerken miktar önemlidir, günde 1 ya da 2 bardak yeterlidir.

Protein ağırlıklı beslenin

Öğünlerinizde karbonhidratlara ağırlık verip,proteince zengin besinlerle beslenmezseniz, hastalığa yakalanmanız kaçınılmazdır.Özellikle soğuk havalarda vücut daha çok karbonhidrat ister. Karbonhidratlara ağırlık verip proteince zayıf beslenirseniz, bağışıklık sisteminiz zayıflar ve hastalıklara yakalanma oranınız artar.

Su içmeyi ihmal etmeyin

Vücudun temel ihtiyaçlarından biride sudur, sağlıklı bir beden için düzenli su içilmelidir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi içinde günde 2 ya da 2,5 litre su içilmesi gerekmektedir.

Antioksidanları öğünlerinizden eksik etmeyin

Antioksidanca zengin besinler arasında meyveler ve kuruyemişlerde vardır.Günlük kuruyemiş ve meyve tüketimine önem vermeliyiz.

Mandalina, greyfurt, portakal, elma C vitamini bakımından zengindir.

Badem, fındık, ceviz E vitamini bakımından zengindir.

Bu vitaminler vücudumuzu enfeksiyonlara karşı korumaktadır.

Meyve ve kuruyemişler tüketilirken, miktarına dikkat ederek tüketilmelidir. Fazlası vücutta yağlanmaya neden olmaktadır.

D vitamini seviyenizi ölçtürün

En önemli D vitamini kaynağı tabi ki güneştir, yaz aylarında güneşten çok fazla yararlanıyoruz.

Kış aylarında güneş ışınlarından mahrum kaldığımız için D vitamini eksikliği oluşmaktadır. D vitamini ihtiyacımızı besinlerden de karşılayabiliriz. D vitamini açısından zengin besinler; yumurta, balık, karaciğer, süt, peynir, ayrandır.

Sarımsak kullanın

Ne kadar ağızdaki kokusu kendimizi ve çevremizi rahatsız etsede sarımsak antibiyotik görevi görmektedir.Genellikle biz yemeklerdeiyice pişiririz,bu yöntem antioksidan özelliğinin kaybolmasına neden olmaktadır.Sarımsağı bütünbir şekilde yutarsak hem ağız koku yapmaz, hem de antioksidan özelliğini yitirmemiş olur.

Stresten uzak durun

Stres bağışıklık sisteminizin zayıflamasında çok büyük bir etkendir. Stresli ortamlardan uzak durun. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapın.

Sağlıklı besinlerle beslenerek ve olumlu düşünerek stresi azaltıp bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

Balık yağının faydaları nelerdir?

Sağlıklı bir beden için Omega 3 yağ asitleri gereklidir. Balık yağı da Omega 3 açısından oldukça zengindir. İnsan bedeni Omega 3 üretemez, ancak dışardan hazır olarak alabilir. İnsan sağlığı için, balık yağı olmazsa olmazdır, gelin şimdi balık yağının faydalarını daha detaylı inceleyelim.

Balık yağı nedir?

Balık yağı, yağlı balıkların gövdesinden ya da karaciğerinden elde edilmektedir. Bu balıklara örnek olarak uskumru, ton balığı, ringa balığı örnek olarak verilebilir.

Öğünlerde besin tüketirken mutlaka balığa yer vermeliyiz. Balığın içinde bulunan Omega 3 bizi birçok hastalığa karşı korumaktadır. Balığı besin olarak tüketemiyorsak, Omega 3 hapları olarak dışarıdan hazır olarak alabiliriz.

Balık yağının bir kısmını,Omega 3 oluştururken bir kısmını da, diğer yağlar oluşturmaktadır.

Balık yağının insan sağlığı üzerindeki mucizevi etkileri nelerdir?

Kalp dostudur

Yapılan araştırmalara göre, balık yağı tüketen kişilerin tüketmeyenlere oranla, kalp hastalığı yaşama riskinin düşük olduğu ortaya çıkmıştır.

Balık yağının sinir sisteminde, çok büyük faydaları olduğu için, MS (skleroz) hastalığın yakalanma riskini azaltmaktadır.

Lohusa sendromunu azaltır

Doğum yapan kadınların, bazılarında ilk aylarda lohusa sendromu yaşanır. Hamilelik döneminde düzenli balık yağı kullanımı, bu sendromu yaşamayı ortadan kaldırmaktadır.

Zihnin aktif çalışmasını sağlamaktadır

Balık yağı, zihnin aktif çalışmasında ve unutkanlığı önlemede çok önemlidir. Özellikle okul çağındaki gençlerin, balık tüketmeleri ya da balık yağı kapsüllerini dışarıdan hazır almaları gerekmektedir.

Görme kaybını engellemektedir

Balık yağında bulunan etken maddeler, görme kaybının engellenmesinde önemli rol oynamaktadır.Belli bir yaştan sonra, balık yağı kullanımına özen gösterilmelidir.

Psikolojik rahatsızlıklardan korur

Yapılan araştırmalara göre balık yağının içerisinde bulunan vitamin ve mineraller, psikolojik rahatsızlıklardan korunmaya yardımcı olmaktadır. Psikolojik rahatsızlığınız var ise de, balık yağı kullanarak sizde rahatsızlığın oluşturduğu tahribatı en aza indirgeyebilirsiniz.

Alzheimer rahatsızlığından korur

Yapılan araştırmalar düzenli balık yağı tüketen kişilerin, tüketmeyenlere oranla Alzheimera yakalanma riskinin daha düşük olduğunu göstermiştir.

Omega 3 açısından zengin besinler nelerdir?

  • Uskumru
  • Somon
  • Beyaz balık
  • Ringa balığı
  • Ton balığı
  • Levrek
  • Keten tohumu
  • Çiya (chia) tohumu
  • Ispanak
  • Ceviz
  • Brokoli
  • Kabak
  • Brüksel lahanası
  • Kanola yağı
  • Ceviz yağı
  • Sardalya yağı
  • Fesleğen
  • Karanfil
  • Yumurta

Omega 3 eksikliğinde vücuttaki belirtiler nelerdir?

  • Unutkanlık
  • Kaygı bozukluğu
  • Kalpte ritim bozukluğu
  • Kuru cilt
  • Halsizlik
  • Sürekli uyuklama hali
  • Mutsuzluk
  • Karamsarlık
  • Depresyon
  • Vücutta ağrıların oluşması

Şeker Neden Zararlıdır?

Şeker hayatımızın vazgeçilmez tatlarından biridir. Tüketirken büyük bir haz duyduğumuz şekerin, bedenimize yarardan çok zarar verdiğini biliyor muydunuz?

Günlük olarak tüketilen şekerin tüketim miktarı çok önemlidir.

100 ya da 150 kaloriyi geçmemesi gerekmektedir.

Vücudumuza çok fazla şeker alırsak, birçok hastalığa davetiye çıkarmış oluruz.

Çayımıza, kahvemize şeker kullanmasak da birçok hazır gıdaların içinde yoğun şeker bulunmaktadır.

Beyaz şeker olarak günlük kullandığımız besin öğesi, şeker pancarından elde edilmektedir. Vücudumuza yarardan çok zararı vardır, beyaz şeker yerine tahıl ve baklagiller tüketerek, şeker ihtiyacımızı o yararlı gıdalardan elde edebiliriz.

Kısaca özetlemek gerekirse rafine edilmiş şekerin bedenimize yaradan çok zararı vardır, boş bir besin kaynağıdır.

Gelin şimdi şekerin bedenimize verdiği zararlardan daha detaylı bahsedelim.

Şeker Beynin Aktif Çalışmasını Engelliyor

Çok fazla şeker tüketiminin, beynin çalışması üzerinde olumsuz etkileri vardır. Kan şekerinin uzun süre normal değerlerin üzerinde olması, beynin çalışması üzerinde aksaklıklara neden oluyor. Örneğin; unutkanlık, dikkat bozukluğu, uyuklama hali şeklinde belirtileri örnek olarak verebiliriz.

Bağışıklık Sisteminin Zayıflamasına Neden Oluyor

Çok fazla şeker tüketimi, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara yakalanmamıza neden olmaktadır.C vitamini ile şekerin yapısı aynıdır, çok fazla şeker tüketiminde bağışıklık sistemi tarafından C vitamini kullanılmamaktadır. Bu sebepten ötürü hastalıklara yakalanma oranı artmaktadır.

Obezitenin Nedenlerinden Biridir

Yoğun şeker tüketimi obeziteye neden olmaktadır.Tüketilen şeker karaciğer tarafından yağ olarak depolanır.Bel çevresi başta olmak üzere, vücut hızlı bir şekilde kilo alır.

Bağımlılık Yapar

Düzenli şeker tüketimi, bağımlılığa neden olmaktadır. Şeker tüketimi serotonini aktive ettiği için, mutlu hissederiz. Şeker tüketilmediğinde kişi kendini mutsuz hisseder ve şeker yeme ihtiyacı hisseder. Fazla şeker tüketimi de sağlığı olumsuz etkileyerek kilo alımına neden olmaktadır.

Dişlerin Çürümesine Neden Oluyor

Şeker tüketimi sonrasında, dişler fırçalanmazsa ağzımızda bulunan bakteriler asidik bir ortam oluşturuyor.Bu da dişlerimizin çürümesine neden olmaktadır.Şeker tüketimi sonrası, dişler mutlaka fırçalanmalıdır.

Kanser Riskini Artırmaktadır

Tahıllar, meyveler, baklagiller bağışıklık sistemimizi güçlendirerek bizi kansere karşı korur. Şeker ise boş kalori olmasının yanı sıra, kanser ve diğer hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır.

Cildin yaşlanmasına neden oluyor

Fazla şeker tüketimi, cildin yaşlanmasına neden olmaktadır. Cildin yaşlanmasının yanı sıra aknelere de neden olmaktadır.

Karaciğer yağlanmasına neden olmaktadır

Şeker tüketimi karaciğer yağlanmasına neden olmaktadır. Karaciğer yağlanması obeziteye de neden olmaktadır.

NOT= Şeker tüketimine dikkat etmeliyiz, dış görünüşün bozulmasının yanı sıra birçok hastalığa da neden olmaktadır. Şeker tüketimini sınırlamak yerine, hiç kullanmamak daha faydalıdır. Sonuçta boş kaloriden ibarettir.

Stres Nedir? Stres Nedenleri Nelerdir?

Yaşamımız boyunca stresle mücadele ederiz,  stres için neredeyse günlük hayatın olmazsa olmazı diyebiliriz. Okul, iş, ev hayatı derken hep bir koşuşturma hep bir, stresle mücadele halindeyizdir.

Fiziksel yorgunluk dinlenince geçer, ya da kolay önlemler alabiliriz. Ancak zihinsel yorgunlukla mücadele etmek o kadar kolay değildir.

Stres bir bakıma işlerimizin düzeni için gereklidir, ancak aşırıya kaçıldığında hem beden de hem zihinde tahribatlara yol açabilir.

Yıllar önce teknoloji bu kadar gelişmiş değildi, hayatımız bu kadar pratik ve konforlu değildi. Ancak bizi bu kadar strese ve kaygıya sokacak durumlarda yoktu.

Örneğin; akıllı telefonların çıkmasıyla beraber, ebeveynler çocuklarının hangi sitelere girdiğiyle ilgili kaygı duymaya başladılar, ya da çocukların ders çalışmak yerine sosyal medyada takılmaları aileler için stres konusu halini aldı.

Strese neden olan durumlar nelerdir?

  • Uzun saatler kapalı mekanlar da çalışmak
  • Havanın çok soğuk ya da çok sıcak olması, yapılan işlerin zorlaşmasını sağlamaktadır.
  • Eve, işe, okula giderken trafiğin yoğunluğu ve ulaşımın konforlu olmaması kişileri strese sokmaktadır.
  • Çevre kirliliği
  • Uzun çalışma saatlerinden dolayı, aile ve yakın arkadaşlarla vakit geçirememek
  • Göç
  • Maddi durumun kötü olması
  • Borç
  • İş yerlerinde çalışanlar ya da patronlar tarafından mobbing uygulanması
  • İşsizlik
  • Tatil yapamamak
  • Uzun süreli ve yorucu şekilde çalışmak
  • Metropol hayatının yoğunluğu
  • Hastalıklar
  • Boşanma
  • Belirsizlikler
  • Ailenin, akrabaların, arkadaşların desteğini alamamak
  • Eşler arası problemler
  • Çocukların problemleri
  • İş yerinde çalışma arkadaşlarıyla birlikte, uyumsuz şekilde çalışmak
  • Alınganlık

Stresin insan bedenine verdiği zararlar nelerdir?

  • Baş ağrısı
  • Mide rahatsızlıkları
  • Sinirlilik
  • Sosyal hayattan uzaklaşma
  • Uyku düzeninde bozulmaların olması, ya çok fazla uyumak ya da hiç uyuyamamak
  • Kalpte ritim bozukluğu görülmesi
  • Algıda problemlerin olması
  • Zihin karışıklığı
  • İştah düzeninde bozulmaların olması, iştahın çok artması ya da çok azalması
  • Boyun ve sırt ağrıları
  • Bağırsak rahatsızlıkları
  • Sürekli mutsuz olmak
  • Ağlamave öfke nöbetleri
  • Alkol, sigara gibi zararlı alışkanlıkların kullanılması

Stresle nasıl baş edebiliriz?

  • Mutlu olduğunuz aktiviteler, yaparak kendinize zamana ayırın.
  • Sizi sıkacak kıyafetler değil de, içinde kendinizi daha rahat hissedecek kıyafetler tercih etmeye çalışın.
  • Beslenme öğünlerinizde, yeşil yapraklı sebzelere ağırlık verin.
  • Hazır gıdaları tüketmekten kaçının.
  • Şehrin yoğun temposundan, uzaklaşmaya çalışın, sessiz yerleri tercih edin.
  • Sizin moralinizi bozacak, kişilerden ve ortamlardan fırsat buldukça uzaklaşmaya çalışın.
  • Sosyalleşin
  • Düzenli spor ya da egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.
  • Sorunlarınızla baş edemiyorsanız, profesyonel bir destek almayı ihmal etmeyin.
  • Geçmişe odaklanmayın, gelecek içinde kaygılanmayın, anı yaşayın.
  • Gülümseyin, bedeninize ve evrene pozitif enerji
  • Uyku düzeninize dikkat edin, gece uykusunu almaya çalışın. Uyuduğunuz oda tamamen sessiz ve karanlık olmalıdır.
  • İşlerinizi yaparken sistemli çalışırsanız, her şey düzenli olur ve stres yaşamazsınız.
  • Alkol,sigara gibi bağımlılık yapan zararlı alışkanlıkları kullanmayın.
  • Ailenizle daha fazla vakit geçirmeye çalışın.

Güldence'ye e-posta ile abone ol

Güldence'ye abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 11 aboneye katılın